IstanbuLab

Mühendislik Tarihimize Mizah Dergisi “Şaka” Üzerinden Bir Bakış*

Prof. Dr. Tuncay Zorlu, İstanbul Teknik Üniversitesi  Fen-Edebiyat Fakültesi, İnsan Ve Toplum Bilimleri Bölümü (zorlu@itu.edu.tr)
Türkiye’nin Bilim, Teknoloji ve Toplumları (II)

1920’lerin başında İstanbul’da mühendislik okumanın, işgal ve savaş yıllarında, sürekli değişen binalarda öğrenim görmenin ne demek olduğunu dönemin öğrencilerinin gözünden anlayabilmek için oldukça değerli ve bir o kadar da keyifli bir kaynak var bugün elimizde: zaman içinde bugün bildiğimiz İstanbul Teknik Üniversitesi’ne dönüşen Mühendis Mektebi’nin öğrencilerinin çıkardıkları, ismiyle müsemma Şaka dergisi. Yayın hayatına bir mizah ve edebiyat dergisi olarak başlayan ve mektep hocalarının da içeriğine katkıda bulunduğu Şaka, karikatürleriyle ve okul hayatı ile ilgili verdiği bilgilerle mühendislik öğrencilerinin hayatını anlamak kadar, Mühendis Mektebi’nin ve dolayısıyla İTÜ’nün tarihçesini aktarmak için de önemli bir kaynak. İTÜ Fen Edebiyat Fakültesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Tuncay Zorlu, Istanbulab için Şaka üzerine yaptığı araştırmayı derleyen bir yazı kaleme aldı, bizle o dönemin öğrencilerinin dünyasına dair önemli ipuçları paylaştı. Tuncay Hoca’ya teşekkür ediyor, Şaka kadar keyifli bir okuma diliyoruz!

Read More

Şarbon Korkusu: Hayvancılık ve Bakterinin Toplumsallığı Üzerine

“Türkiye’de küçük çiftçilerin geleneksel yöntemlerle sürdürdüğü mera hayvancılığı ekolojik bir değerdir. Yerel koşullara uzun yıllar içinde adapte olmuş hayvan cinsleri ve çeşitli biçimlerde sürdürülen göçerlik/koçerlik ve yaylacılık kültürünün kaybolmasına sebep olacak etkenlerden birisi de sürülerin sağlığını tehdit eden hastalıklardır. Ancak bu hastalıkların sadece meralardan ya da belli yerlerde yaşayabilen bakteri, virüs gibi canlılardan kaynaklandığını düşünmek saflık olur.”

Fatih Tatari, Kaliforniya Universitesi-Davis Antropoloji Bölümü Doktora Adayı
Türkiye’nin Bilim, Teknoloji ve Toplumları (I)

Kaliforniya Üniversitesi, Davis Antropoloji Bölümü bünyesinde doktora yapan ve saha araştırmasını Türkiye’de yürüten Fatih Tatari, 2018’in ikinci yarısında birçok farklı toplumsal kesim tarafından mesele edinilen, araştırılan ve tartışılan ‘şarbon salgını’ hakkındaki izlenimlerini IstanbuLab blogu için kaleme aldı. Tatari’nin antropolojik analizi, Türkiye’de bilim ve teknolojinin toplumsallığı ile türler-arası ilişkilenmelerin politik ekonomisini birlikte ele alıyor. Umuyoruz ki hem Türkiye’de süregelen şarbon salgını tartışmalarına hem de kırsal ekonomi, endüstriyel hayvancılık, ulus-devlet denetim aygıtları ve tüketici pratiklerinin kesişim noktalarında yer alan bu meselenin STS kavramsal çerçevesinde değerlendirilmesinde olumlu katkısı olur.

Read More

On Paratactics, Bots and Post-Colonial Finance – A Muhabbet between Ebru Yetiskin and Geert Lovink

“Complex invisible databases, algorithms and search engines define our worldview. They define what’s news and what’s knowledge. In response, we should not demand that these filters become ‘unbiased’. Instead, we should raise our own technical knowledge and that of the coming generations. We should demand the ‘black boxes’ to be opened.”

Read More

Articulating the Scientist as a Distributed-Centered Subject – Interview with Hélène Mialet*

“…a mediation adds something; it modifies, it stops, it does things, and it makes us do things. That’s what nonhumans are doing, and this is why they are actors, but in my case, I am also interested in what human beings are doing when we take into account the role of the non-humans. In other words, I am trying to recuperate in this complex network composed of different elements the specificity of the human actor, of one human actor in particular, without essentializing him or her.

Read More

On the Partible Person, the Relational Individual and the Multiplicities of Kinship – Interview with Marilyn Strathern*

“The partible person is a quite different concept than of a relational individual. I think, the relational individual is a very Euro-American concept, and the individual is at the heart of it. We see this in terms of the way kinship very much focuses on the early socialization of a child, inculcates norms -that nature-culture stuff occurring in the early stages of childhood- and then the state comes in and takes over all kinds of educational and other roles. So ‘kinship’ becomes funneled into conjugal relations that are also kept very narrow with affines hardly being significant entities.”

Read More